Yapay Zeka Teknolojisi net bir şekilde tanımlanamamaktadır. Ancak, insan davranışlarını, zekasını, becerilerini ve yeteneklerinin bir taklididir. Yapay zeka teknolojisi potansiyel olarak, insandan daha hızlı işleyen, daha az enerji harcayan mekanik bir zekadır.

Temel olarak insan hayatına saygılı insan odaklı ve insanların hayatını kolaylaştırmak üzere programlanmış olmaları gerekir. Hiçbir suretle zarar verici nitelikte olmamalıdır. Adalet duygusuna hizmet eden, ayrımcı olmayan bir işleyişe sahip olmalıdır. Hatta kırılgan ve hassas gruplar desteklenmelidir. Birçok sektörde insan hayatında varlığını hissettirmektedir. Hukuk, finans, otonom, eğitim, sağlık ve akıllı şehirleşmeler, akıllı ev aletler olarak çok farklı sektörlerde hayatımızı kolaylaştırmak üzere vardır.

Riskleri ise, henüz yeterli düzeyde hem ulusal hem de uluslararası alanda konulmuş bir düzenleme mevcut değildir. Bu yüzden yapay zeka kullanımından doğacak sorumluluğun kime ait olacağı bile tartışmalıdır. Bu nedenle soft law kuralları uygulama alanı bulmaktadır.

Uluslararası teamül kuralları ve anlaşmalar ile düzenlemeler yapılmıştır. Buna OECD ilkleri, Avrupa Konseyi Etik İlkeleri, Unesco ilkeleri örnek olarak gösterilebilir. Soft law kuralları yumuşak hukuk kurallarıdır. Sıkı sıkıya bağlayıcılık unsuru taşımaz.

Risklerden bahsedecek olursak, kişisel verilerin korunması noktasında, veri gizliliği açısından risk barındırmaktadır, bu noktada yeterli ve gerekli izinlerin alınmış olması gerekir bu durum aynı zamanda şeffaflık ilkesinin de bir gereğidir. Yapay zeka teknolojileri günümüz itibariyle yeterince şeffaf değildir opaktır. Veri kullanımı, kaynağı trafiği kullanıcılara net bir şekilde ifade edilmemektedir.

OECD İlkeleri ile devam edecek olursak YZ, yasal, etik ve sağlam olmalıdır. Yani güvenilir ve güvenli olmalıdır. Bu üç ilke incelenecek olursa yz, insan odaklı, açıklayıcı anlaşılır, şeffaf ve hesap verilebilir olmalıdır. Yani bir yapay zekânın arkasında bir insan veya bir grup insan mutlaka olmalıdır. Çünkü yapay zekalar algoritmalardan oluşur, algoritmalar sayesinde makine öğrenmesi ve derin öğrenme dediğimiz yapay zekanın işlevleri meydana gelir. Algoritmalar insandaki sinir ağları gibidir, nasıl çalıştığını mühendisler bile tam olarak bilemez. Bu yüzden kara kutuya benzetilir.

Avrupa Konseyi etik ilkelerine göre ise yapay zeka, sürdürülebilir kalkınma, geliştirilebilir büyüme, şeffaflık, hesap verilebilirlik, veri güvenliği, insan iradesine saygılı ve insan odaklı ilkelerinden oluşmaktadır.

Yapay zeka, hukuk alanında da kendini göstermektedir. Yardımcı ve destekleyici kaynaklar, öngörüde bulunan kaynaklar ve bizzat hakimin yerine geçen kaynaklar olarak sıralanmıştır ve açıklanmıştır.

Günümüzde yardımcı ve destekleyici kaynaklarda yapay zeka kullanılmaktadır. Ancak, ön izleyici kaynaklara daha seyrek rastlanmakla beraber hakim yerine geçecek bir yapay zeka teknolojisi henüz gelişmiş değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir