İmar planlarının iptali ve veya yürürlüğünün durdurulması istemiyle açılacak davalarda dava açma seçenekleri imar planlarına karşı bir aylık askı ilanı içinde bir dilekçe ile itiraz edip etmemeye göre değişmektedir.

1. İmar planlarına askı süresi içerisinde bir itirazda bulunulmamış ise, davacının 2577 sayılı yasanın 7. maddesi uyarınca imar planının son duyuru tarihini izleyen günden başlayarak 60 gün içinde açılması gerekmektedir.

2. İmar planlarına askı süresi içinde itirazda bulunulmuş ise, dava açma ile ilgili olarak iki ayrı seçenek ortaya çıkmaktadır:

2.a. İmar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2588 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son duyuru tarihinden başlayarak 30 gün içinde yanıt verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması durumunda, otuz günlük sürenin bittiği tarihi izleyen 60 gün içinde dava açılmış olmalıdır.

2.b. Son duyuru tarihini izleyen günden başlayarak 60 gün içinde Tebligat Yasası uyarınca itiraz dilekçesi veren başvuru sahibine yazılı olarak yanıt verilmesi yoluyla isteğin reddedilmesi durumunda, bu yanıt tarihinden başlayarak 60 gün içinde dava açılmalıdır.

Bu farklı dava süreçlerinden birine girilmesiyle birlikte belirtilen süre içinde idari yargıda dava açılmazsa, süreaşımı nedeniyle davanın esastan incelemesi olanağı bulunmadığından dava reddedilir. ( İYUK m. 15/1-b)

Kuşkusuz dava açma tarihinin son gününün hafta sonuna, resmi veya adli tatile rastlaması durumunda ek süreleri gerektiren özel koşullar uygulanır.

Dava açma süresi kamu düzeni ile ilgili olduğundan mahkeme bunu re’sen gözetir, davanın her aşamasında süre yönünden ortaya atılan iddiaları inceler.

İmar planlarının iptaline ilişkin belirtilen süreler geçtikten sonra da imar planlarının iptali istenebilir.

İmar planlarına karşı dava açma sürelerini geçirmiş olsalar bile ilgililer, imar planlarının uygulanması üzerine düzenleyici işlem (imar planı) veya uygulanan işlem (arsa düzenlemesi, kamulaştırma, yapı ruhsatı yapı tatil tutanağı, imar durumu belgesi gibi işlemler.) ya da her ikisi aleyhine birden iptal ve veya yürütmenin durdurulması istemiyle dava açabilirler. Ancak, bunun tersi geçerli değildir. Bir diğer deyişle, düzenleyici işlem olan imar planının iptali istemiyle açılan dava sırasında gelecekte bunun uygulayıcı işlemlerle bağlantısının kurulması ve dolayısıyla henüz gerçekleşmemiş bulunan uygulayıcı işlemlerin de bir olasılık olarak imar planıyla birlikte inceleme kapsamına alınması yargı tarafından kabul edilmemektedir.

İlgililerin, düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem ya da her ikisi aleyhine birden açmış oldukları davada; uygulama işlemiyle birlikte dava konusu edilen düzenleyici işlemin incelenebilmesi için uygulama işleminin tek başına dava konusu edilebilmesi, yani kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliğinde olması gerekmektedir.

Düzenleyici işlemin (imar planının) iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin (kamulaştırma, arsa düzenlemesi, yapı ruhsatı veya diğerlerinin) iptaline engel olmaz.

Eğer uygulayıcı işlemin iptali için açılan dava, süresinde açılmamışsa bununla birlikte iptali istenen düzenleyici işlemler(imar planları) hukuka aykırı olsalar bile bunların ayrıca iptali olanaksızdır ve bu yöndeki istem reddedilir.

İmar planlarının askıya çıkarıldığı bir aylık süre içinde itiraz edilmediği gibi yasal süreleri de geçirerek dava açma hakkını yitirenlerin, imar planına karşı dava açmak için arsa düzenlemesi, kamulaştırma, imar durumu belgesi, yapı ruhsatı, yapı tatil zaptı ve benzeri uygulama işlemlerinin yapılmasını beklemeleri gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir