TCK’da suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayrımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir.
Kanun’un 37. maddesindeki;
( 1 ) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.
( 2 ) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.” şeklindeki hüküm ile maddenin birinci fıkrasında müşterek faillik, ikinci fıkrasında ise dolaylı faillik düzenlenmiştir.
Kanun’da suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak hâlinde gerçekleştirilmesi durumunda TCK’nın 37/1. maddesinde düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır.
Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:
1- ) Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır.
2- ) Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır.
Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır.
Yardım etme ise TCK’nın 39. maddesinde;
( 1 ) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
( 2 ) Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
a- ) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.
b- ) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c- ) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak” şeklinde,
Bağlılık kuralı da aynı Kanun’un 40. maddesinde;
( 1 ) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.
( 2 ) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
( 3 ) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir.”
biçiminde düzenlenmiştir.
Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK’nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır.
TCK’nın 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır.
1- ) Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım;
a- ) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek,
b- ) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak,
Olarak sayılmıştır.
2- ) Manevi yardım ise;
a- ) Suç işlemeye teşvik etmek,
b- ) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek,
c- ) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek,
d- ) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek,
Şeklinde belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Konularına İlişkin Hukuki Nitelendirme
Sanığın inceleme dışı sanık …’ın arkadaşı ve iş ortağı olduğu, inceleme dışı sanık …’ın kardeşi olan inceleme dışı sanık…’nun olaydan yaklaşık bir buçuk yıl önce maktul ile trafikte tartıştığı, bu tartışma sırasında maktulün silahla ateş ederek inceleme dışı sanık…’yu yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, maktul hakkında bu nedenle ağır ceza mahkemesinde dava açıldığı, duruşma tarihinin yaklaşması ile maktulün gerek aracılarla gerekse de doğrudan, şikâyetten vazgeçmeleri için inceleme dışı sanık … ile irtibat kurmaya çalıştığı, bu yöndeki ısrarını zaman zaman tehditkâr bir şekilde sürdürdüğü, inceleme dışı sanıklar… ve …’ın uzlaşmaya yanaşmadıkları, olay günü sanık ile inceleme dışı sanıklar … ve…’nun birlikte oturup alkol aldıkları sırada maktulün inceleme dışı sanık …’ı telefonla tekrar arayarak şikâyetten vazgeçmeleri yönündeki talebini ısrarla tekrarladığı ve görüşmek için inceleme dışı sanık …’ya ait, olayın meydana geldiği iş yerine çağırdığı, sanığın inceleme dışı sanık …’yı tanıdığını söylemesi üzerine, sanığa ait araçla sanık ile inceleme dışı sanıklar … ve…’nun her biri silahlı şekilde buluşma yerine gittikleri, sanık ve yanındakileri tanıyan otopark görevlisi tanık …’nın olacaklardan endişelenerek sanık ve yanındakilerin peşinden buluşma yeri olan ikinci el satış dükkânına gittiği, sanık ile inceleme dışı sanıklar, … ve …’dan birkaç dakika önce
buluşma yerine gelen maktul’ün, elinde silah bulunduğu hâlde beklemeye başladığı, sanık ile inceleme dışı sanıklar … ve…’nun iş yerine girerken silahlarına davrandıkları, içeri girer girmez taraflar arasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında saldırgan davranışlar sergileyen ve silah çeken inceleme dışı sanık …’ın inceleme dışı sanık … ve tanık … tarafından, sanığın ise eşya taşıyıcısı tanık… tarafından olayın meydana geldiği ofisten dışarıya çıkarıldıkları, bu arada kendi silahını çeken sanığın inceleme dışı sanık …’ı yatıştırmaya yönelik tavırlar sergilediği, tanık S.’ın da ofisten çıkması ile maktul ile inceleme dışı
sanık…’nun içeride baş başa kaldıkları, inceleme dışı sanık…’nun, arkasını dönmüş olan maktule silahla çok sayıda ateş ederek onu öldürdüğü, dışarıdaki boğuşma sırasında inceleme dışı sanık …’nın inceleme dışı sanık …’ın silahını ele geçirdiği, inceleme dışı sanık … ile sanığın birlikte olay yerinden uzaklaştıkları, sanığın caddeye kadar kovaladığı inceleme dışı sanık …’nın ardından bir el ateş ettiği, sonrasında da yanına gelip silahı elinden almaya çalışan inceleme dışı sanık … ile itişmeye başladığı, bu sırada sanığın elindeki silahın ateş aldığı, olay yerine geldikleri aracın anahtarını bulamayan sanığın otopark görevlisi tanık …’ya ait araçla inceleme dışı sanıklar… ve …’ı da araca bindirerek adı geçenlerle birlikte olay yerinden uzaklaştığı anlaşılan olayda; Sanık ile olay sırasında yanında bulunan inceleme dışı sanıklar… ve …’ın maktulü birlikte öldürme kararı alıp fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurduklarına ilişkin savunmalarının aksini gösteren delil bulunmaması, olay sırasında elinde atışa müsait tabanca bulunmasına karşın sanığın, inceleme dışı sanık…’nun maktulü öldürme eylemine kayıtsız kalması ve inceleme dışı sanık …’ı yatıştırmaya çalışması hususları, sanığın kasten öldürme suçu üzerinde fiili hâkimiyet kurmadığını göstermekle beraber, bu suçunu işleyen inceleme dışı sanıklar… ve …’la birlikte kendi aracıyla olay yerine gelmesi, olay yerinde elinde silahla bulunarak maktulü öldüren inceleme dışı sanık…’ya destek olması ve cesaret vermesi, olaydan sonra da inceleme dışı sanıklar… ve …’ı kendi kullandığı araçla olay yerinden kaçırması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın inceleme dışı sanık…’nun kasten öldürme suçuna TCK’nın 39. maddesi uyarınca yardım eden olarak iştirak ettiği kabul edilmelidir. Bu itibarla Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 15.10.2021 tarihli ve 1267-2262 Sayılı direnme kararına konu hükmün; sanığın, inceleme dışı sanık…’nun kasten öldürme suçuna, suçun işlenmesinden önce ve işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle TCK’nın 39. maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. Sanığın kasten öldürme suçuna iştirakinin bulunup bulunmadığına ilişkin uyuşmazlık yönünden çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanığın inceleme dışı sanık…’nun kasten öldürme suçuna iştirak etmediği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;
1- ) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince verilen 15.10.2021 tarihli ve 1267-2262 Sayılı direnme kararına konu hükmün, sanığın inceleme dışı sanık…’nun kasten öldürme suçuna TCK’nın 39. maddesi uyarınca yardım eden olarak iştirak ettiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,
T.C. YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2022/1-321 K. 2024/52 T. 14.2.2024
